Yeni yapılan bir araştırma, gençlerin günlük ortalama 4,5 saatini internette geçirdiğini ortaya koydu. Bu durum, dijital bağımlılık, sosyal medya kullanımı ve çevrimiçi aktivitelerin gençlerin yaşam biçimleri üzerindeki etkisini daha fazla gözler önüne seriyor.
Araştırmanın bulguları, gençlerin interneti eğlence, iletişim, eğitim ve sosyal medya gibi birçok farklı amaç için kullandığını gösteriyor. Özellikle sosyal medya platformları, video izleme ve çevrimiçi oyunlar, gençlerin zamanlarının büyük bir kısmını internette geçirmelerine neden oluyor. Gençlerin interneti bu şekilde yoğun kullanmaları, dijital çağın getirdiği değişimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Sosyal medya, gençlerin internette en fazla vakit harcadığı alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Instagram, TikTok, Twitter gibi platformlar, gençlerin iletişim kurma ve kendilerini ifade etme biçimlerini değiştiriyor. Gençler, hem arkadaşlarıyla hem de geniş bir takipçi kitlesiyle etkileşime geçerken, günlük rutinlerinde bu platformlara önemli bir yer ayırıyorlar. Bu durum, aynı zamanda gençlerin toplumsal ilişkilerini şekillendiren ve sosyal normlara etki eden bir araç haline geliyor.
Bunun yanı sıra, internetin eğitimdeki rolü de giderek artmış durumda. Eğitim materyallerine ve online derslere erişim, gençlerin akademik başarılarını etkileyebilecek kadar önemli hale geldi. Öğrenciler, ders dışı kaynaklar ve öğretici videolarla bilgilerini pekiştirmek ve ders çalışmak için internete başvuruyorlar. Ancak, bu durumun bazen verimli bir şekilde kullanılmadığı ve internetin eğlence amaçlı kullanımının eğitim sürecini sekteye uğratabileceği de vurgulanıyor.
Uzmanlar, gençlerin internet kullanımının kontrollü ve dengeli bir şekilde yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Sürekli çevrimiçi olma durumu, gençlerin zihinsel ve fiziksel sağlıklarını olumsuz etkileyebilir. Uzun süreli ekran başında kalmanın, uyku düzenini bozması, göz sağlığını olumsuz etkilemesi ve sosyal becerilerin gelişimini engellemesi gibi riskler taşıdığı ifade ediliyor.
Gençlerin internet kullanımı, aileler ve eğitimciler için önemli bir denetim gereksinimi doğuruyor. Çocukların ve gençlerin internette geçirdikleri süreyi sınırlamak ve dijital dünyada güvenli bir şekilde gezinmelerini sağlamak için çeşitli farkındalık çalışmaları yapılması gerektiği belirtiliyor. Teknolojinin sağladığı olanakları kullanırken, potansiyel zararlarını da göz önünde bulundurmak, gençlerin sağlıklı bir dijital yaşam sürdürebilmeleri için kritik bir rol oynuyor.